top of page
Search

APRIL - 4/12 AYFER TUTKAN

  • Writer: ESRA PELİN ERCUN
    ESRA PELİN ERCUN
  • Apr 1, 2024
  • 2 min read


KENDİNİ TÜKETEN TÜR…

 

Sergi, tüketme hazzının baş döndürücü illüzyonunu ve bir paradoks olarak insanın,  “kendini yok etmeye duyduğu adeta bir kin duygusunun” anlatısıdır. Farkındalık yaratma seremonilerinin anlamsızlaştığı günümüzde, hedonizmin, sürüklenen bir başıboşluk içinde insanı ıstıraplı bir çöküntüye dönüştürmekte olduğuna ilişkin uyarıcı göndermelerdir.

 

Ayfer Tutkan, insanın kendine yaratmakta olduğu viran manzaralar ile başıboş bırakılmış iradesinin, fazlası olmayan zamanlara gelip dayandığı anları görselleştiriyor. Tüketme hazzının, bir atıklar evreni yaratmakla yetinmediğini, aslında insanı “bir varmış bir yokmuş” öyküsüne adım adım yaklaştırdığına da tanıklık ederken, izleyiciyi, “sonundan sonra” ne olacağını görmeye çağırıyor. İnsanın, “yalnızca bir yaşamlık zamanının” nasıl uçsuz bucaksız ve kimliksiz bir evrene doğru taşındığının tanımlıyor. İnsanın, refah çağı olarak tanımlanan Post Modernizmin çelişkilerinden kurtulamadığına ve yaratılan simulakr evrenin hengamesine kapıldığına dikkat çekerken, bu kaos içinde insanın bile bile kendini tüketmeye doğru savrulduğunu sınır hattından bildiriyor. Çağın mutluluk algısının, dizginlenemez bir tüketme hazzı ile bütünleşmiş olması, kaçınılmaz olarak, “insana yapışık bir paradoks evreni” oluşturduğuna dair anlamlı bir bildiride bulunuyor. Bu paradoks,  kullanılıp atılmış her şey ile birlikte insanı, derin bir boşluğa ve acı veren bir umutsuzluğa doğru hızla sürüklüyor. Tutkan, hedonizmin zaferi olarak tanımladığı bu umutsuzluk görüngüsünü, plastik atıklar, kumaş parçaları, günlük kullanım eşyaları, çöp poşetleri vb. materyaller üzerinden netleştiriyor.

 

 

Tüketmenin ve ekolojinin global sorunsalı üzerine izdüşüm olarak kullandığı bu materyallerden oluşan görseller, yine plastik malzemeler üzerine dijital uygulamalar ile anlamlaşıyor. Yağlıboya resimlerinde kullandığı kumaş kıvrımları, volüm ve dolanma formlarını, bu çalışmalarında kıvrım, yapışma, şişme davranışları olarak konumluyor. Çalışmaların kenar hatlarında yarattığı deformasyonlar, insanın giderek parçalanan varlığının ve içinde yer aldığı çelişkiler helezonunun, biçimsiz ve tehlikeli kırılganlığını yansıtıyor. Kullanılan ayna yansıtmaları ise insanı, kendini tüketen bir tür olma yolunda, “olmayacak geleceği” ile yüzleştiriyor.

 

AYFER TUTKAN



2004 yılında Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi, Resim Eğitimi Anasanat Dalı'ndan, 2022 yılında ise Işık Üniversitesi Sanat Kuram ve Eleştiridalında yüksek lisans eğitimini tamamlayarak mezun oldu. Arthome Sanat Galerisi, Modernist Sanat Gelerisi ve Özbilenler Müzayedede sanat koordinatörlüğü görevlerini yürüttü. Yapıtları, yurtiçi ve yurtdışı olmak üzere çeşitli sergilerde yer aldı. Bunlardan bazıları, 2013 "Rotary Sanat Yarışması ödülü ve sergisi", 2014 "Uluslararası İstanbul Exlibris Kongresi Sergisi", 2014 "Müziğin Renksel Ritmi" İzmit Sergisi, 2015 "Uluslararası Özgün Baskı" Bulgaristan, 2021 "The Weight of The World" Kasa Galeri, 2022 "Doğanın Resmi / Naturgemälde" Ak sanat Sanat Sergisi olarak sayılabilir.


2016 yılından itibaren çalmaları, Antik A.Ş müzayede satışlarında yer almaktadır. Sanatçı, halen kendi stüdyosunda resim çalışmalarını sürdürmektedir.

 

Konuya, zamana veya imgenin ruhuna uygun etkiyi yaratabilmek için kıvrım, sarılma ve birbiri içine girerek dolanma olanakları veren kumaş, bez ve benzer malzemeler ile dokular üzerinde sürekli denemeler yapıyorum. Güçlü kontrastlar verebilmek için ışık ve gölgeyi cesaretle kullanmaya çalışıyorum. Benim için başaralı sonuç, figürün yetkin görünmesiyanında, imgenin duygusu ile  bütünleşen "renk, biçim ve ruh" üçlüsünün uyumunda yatıyor.

 

Çalışmalarımı betimleyen öz, bilinçaltında yatan tarih ve kültürel belleğe ait imgelerin yeniden gözden geçirilmesinde yatıyor. Onlar bir tür, ruhsal transfer ile günümüze aktarma çabası denebilir buna.

 

Bazen tasavvuf gibi inanç imgelerini, bazen de Mısır’dan, Roma’ ya veya ilk insanlık izlerinden Mezopotamya'ya uzanan uygarların serüvenlerini ruhsal bir algı ile irdelemeyi seviyorum.

 

İmgeler evrenine sayısız yenilikler sunacak ve sonsuz form zenginliği sağlayacak, el dokunulmamış bir yaklaşımı keşfettiğimi düşünüyorum. 

 

 

Comments


NOA CREATIVE EVENTS 2008-2023. ALL RIGHTS RESERVED.

Join our mailing list

Thanks for subscribing!

bottom of page